FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Güncel, Yaşam 11 Mart 2019 45 Görüntüleme

EMEKÇİ KADINLARIN SESİ

8 Mart Dünya EmeKçi Kadınlar Günü dolayısıyla çalışan, iş sahibi olan kadınlar; kendi hayatlarındaki sıkıntı, sorunlarına ortak olurken her kadının kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini söyleyerek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladılar.

Edirne’de mali müşavirlik yapan ve yaşamı boyunca bir çok işe imza atmış olan Hanife Gül Ercan; 7 yıl Türk Edirne Kadınlar Birliği Edirne Başkanlığı, Türk Kadınını Güçlendirme ve Tanıtma Vakfı Başkanlığını yaptı. 1991 Yılında ANAP Edirne 1. sıra Milletvekili adayı, 1988-1991 yılında Türk Hava Yolları Danışma Kurulu üyeliğini yapan, 2011 yılında CHP Edirne Milletvekilli adayı olan ve Edirne turizmine katkı sunan Mali Müşavir Hanife Gül Ercan 17 yaşından beri emekçi bir kadın olduğunu ifade etti.

Kadınların toplumun ihtiyaçlarını daha iyi gördüklerini ifade eden Mali Müşavir Hanife Gül Ercan; “Hayata başladığımız zaman çalışmak mecburiyetindeydik. O tempoda devam ettiriyoruz. Biz kadınlar, toplumun ihtiyaçlarını herkesten daha çok görüyoruz. Tabiki de yaşamak için paraya da ihtiyaç var. O nedenle hem kendimize hem toplumumuza yararlı şeyler yapmaya çalışıyoruz. Çalışan, üreten insanların daha genç kaldığını düşünüyorum. O nedenle genç kalmak için bir şeyler üretmenin, yardım etmenin mutluluğunu da tattıktan sonrasında ise insanda bir şeyler yapma isteği doğuyor.Paylaşımcı olmak her zaman çok önemli . Kendin de mutlu oluyorsun. Bu sebeple gücümüz yettiği kadar bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.” dedi.

 

ÇALIŞAN TÜM KADINLARA SELAM OLSUN”

Çalışan, emek sarf eden kadınların, üretken kadınların toplumda olması gerektiğinin altını çizen Ercan;” Hediye almak, hediye vermek değil de önemli olan iş üretmek.O nedenle ben her zaman çalışan kadınların yanındayım. Fakat çalışan kadının illaki üst rütbelerde olması gerekmiyor.Tabandan tavana tüm çalışanlara selam olsun.”

Ev kadınları denilen bir kesim var. Biz, onlara ‘ev işçileri’ diyoruz. Sizin bu konu ile ilgili yaklaşımlarınız nelerdir?

Gündelik olarak çalışan kadınların işleri daha zor. Onların işleri çok zor. Her kademede iş var kadının elinde. Çamaşırı, bulaşığı, yemeği var. Eş olma, anne olma sıfatları var hepsi kadınlarımızın üzerinde. Onların işi herkesten daha zor. Ama çalışan kadınların işi de hepsinden zor. Çünkü çalışan kadın; hem o evdeki işleri yapıyor, hem dışarıdaki görevli olduğu işi yapıyor. Onların tabi ekonomik ve sosyal güvence altına alınması lazım.

17 YAŞINDA BERİ EMEKÇİ BİR KADINIM”

Edirne’de önemli bir iş üstlendiniz. Edirne’nin kültürel tarihine sahip çıkıyorsunuz, bir konağı restore ederek eski haline kazandırmaya Edirne’deki insanlara veya gelecek turistlerimizin hizmetine açmayı planlıyorsunuz. Bu büyük cesareti bir kadın olarak nasıl edindiniz?

Devlet güzel imkanlar verdi. Teşvikler verdi. İlk önce onlar beni cezbetti. Edirne turistlik bir kent. Kaleiçi’ndeki evlerimiz çok kötü durumda. Herkes bir taraftan başlasın diye düşündüm. Elimden geleni yaptım. Dosyaları hazırladık, teknik yardımlar aldık. Müracaatlar ettik. Ama işin bu kadar benim boyumu aşan boyutlarda olacağını düşünmedim. Ama yapıyoruz yine de. Devletin verdiği yardımları çok az olsa da beni heveslendirmesi, bu işe atılım yapmamı sağlaması açısından çok büyük bir artı. O nedenle bu destekleri daha da büyütürlerse; insanları daha çok heveslendirirler ve ülke turizmi için biran önce daha güzel şeyler yaparlar. 17 yaşından beri de emekçi bir kadınım. Emeği tüm yaşamım boyunca sarfeden bir kadın olarak şu an kentimize, tarihi dokumuza ufak bir katkımız faydamız olsun diye çaba sarfediyorum.

KADINLARIMIZ ÇALIŞMALI”

Simit fırınında çalışan Reyhan Güreşçi ismindeki emekçi kadın ise “Dünya 8 Mart Emekçi Kadınlar günü sadece hediyeye bağlanılmamalı. Kadınlar evde kapalı kalmamalı, çalışmalı. Okumuş olsun ya da olmasın kadınlarımız çalışmalı.”

HAYAT MÜŞTEREKTİR”

Günaydın Börek’in işletmeciliğini eşi ile birlikte yapan Mesude Ay da eşi ile birlikte börek salonunu işlettiği için duyduğu mutluluğu paylaşarak, “Kadının hayatta aktif olması çok istediğim bir durumdur. Kadınların kendi ayaklarının üstünde durması ve bir şeylere sahip olması çok önemli ve başarılıdır. Burada eşimle beraber omuz omuza verip çalışıyoruz. Hayat müşterektir. Bütün kadınlara ve ev hanımlarına tavsiye ediyorum böyle işleri, kendi ayaklarının üstünde dursunlar. Kadının ve erkeğin yanyana durup da çalışması daha bir güzel. Mesala eşim başka bir işte çalışıyorsa sadece akşamları göreceğim, bu şekilde eşimle çalıştığım zaman ise mutluluk veriyor. Hayat müşterektir.Sonuçta kadın ve erkek birbirini tamamlayan bir elmadır. O yüzden de baraber omamız çok güzel bir duygudur.” dedi.

 

KADINLAR ÖZGÜVENİNİ ASLA KAYBETMEMELİ”

Bir kadının çalışma yaşamında, sırf kadın olduğu için, yaşadığı sıkıntıları dile getiren, Şarapçıda çalışan Sinem Dönmez; “Şarapların satış -pazarlama işinde İzmir gibi büyük şehirlerde kadın çalışıyorsa askıntılar fazla oluyor.Erkek müşteriler siparişi verirken bunun bir karşılığı olacakmış gibi yaklaşıyorlar. Bu tarz sıkıntılar illaki bütün kadın çalışanlar da yaşıyor. Bu tür iş kolunda sözlü olarak tacize uğramışlığım var. Kendi çapımda önlemimi alıyorum. Müşteriye daha nazik bir şekilde anlatarak bunun başarlı olamayacağını, sözle taciz etse de bir yere varamayacağını eninde sonunda anlıyorlar. Ama genelde deniyorlar. Bir senedir Edirne’de yaşıyorum, Edirne’de kaldığım şu döneme kadar bu tarz bir sıkıntı hiç yaşamadım.

Bütün kadınlar çalışmalı, kendi ayaklarının üstünde durmalı.Kadınlarımız öz güvenli olmalı.

 

KADINLAR EKONOMİK BAĞIMSIZLIK İSTİYORLAR

Hem ev hanımı hem de eşine sigorta işlerinde yardımcı olan Filiz Bayraktar ise okumanın önemini vurgulayarak, kadınlarımız kendi ayakları üzerinde durmaları için mutlaka çalışmaları gerekiyor, ekonomik bağımsızlığını elinde bulundurmalı” diye konuştu. Makbule TUNÇ

Tema Tasarım | Osgaka.com